Doğal, organik ve ekolojik ürünlerle sağlıklı yaşam

Kampanya Kampanya

Haber Bültenleri Haber Bültenleri

CPM Cihazı Hangi Durumlarda Kullanılır? Faydaları Nelerdir?

01/11/2019
by Admin Admin
CPM Cihazı Hangi Durumlarda Kullanılır

CPM cihazı diz veya kalça ameliyatları sonrasında oluşabilecek ödem, ağrı gibi komplikasyonları önlemek ve diz hareketliliği ile fonksiyonel aktiviteler üzerine olan etkisini arttırmak amacıyla kullanılan son derece konforlu ve güvenli bir cihazdır.

Emboli veya Beyin kanamasına bağlı İnme ve Felç sonrası dönemde eklemlerin hareketlerini kaybetmemek, kaybedilen hareket açıklığını yeniden kazanmak ve korumak ve de kasların kısalmasını önlemek için CPM cihazı ile rehabilitasyon sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir.

Alzheimer, ALS, MS ve ileri düzeyde Parkinson gibi aktif hareket kapasitesinin ilerleyici ve kalıcı veya geçici dönemler halinde kaybedildiği, hastayı yatağa veya sandalyeye bağlayan nörolojik hastalıklarda CPM cihazı kullanarak eklemlerdeki hareket kaybını ve kullanmama bağlı kemik erimesini önleyebilirsiniz.

Harika bir cilt ve saç için aloe vera jeli kullanımı

15/12/2018
by Admin Admin
Organik Aloe Vera Jel

Aloe vera, güzellik yararları için yaygın olarak bilinir.Çoğu cilt ve saç bakım ürününde anahtar bileşendir.
Cildi nemlendirmek ve hasar görmüş saçları onarmak aloe vera'nın sayısız faydalarından biridir.
Güzel bir cilt ve saç elde etmek için aloe vera jelin doğal faydalarından yararlanmanıza yardımcı
olabilecek yollar;

Kuru ciltler için
Aloe vera jeli iyileştirici ve nemlendirici özelliklere sahiptir ve kuru cildin çok ihtiyaç
duyduğu nemlendirmeyi sağlamak için idealdir. Doğrudan cildinize uygulamanız bir hidrasyon patlaması sağlayacaktır.

Bir exfoliator olarak
Cildin eksfoliye edilmesi ölü hücrelerden kurtulmak ve gözenekleri temizlemek için önemlidir.
Düzenli ovucunuz biterse, cildinizi peeling için şeker granülleriyle karıştırılmış aloe vera jeli deneyebilirsiniz.
Cildinizi ölü hücrelerden temizlemek için tamamen doğal ve nazik bir yoldur.

Gecelik cild bakımı için
Yatağa yatmadan önce aloe vera jeli kullanarak yüz, boyun ve ellerinize masaj yapın.
Aloe vera, yağsız ve yumuşaktır ve içeriden derin nemlendirme sağlayan cilt katmanlarına nüfuz eder.
Yumuşak, ipeksi bir ciltle uyanın.

Kaş bakımı için
Kaşlarınızın bakımı için aloe vera jeli kaşlarınıza uyguluyabilirsiniz.

Kuru ve çatlamış ayaklarınız için
Aloe vera jeli ayaklarınızı nemlendirmek ve çatlaklarınız için basit bir çözümdür. Ayaklarınıza bir miktar aloe jeli uygulayın,
emilene kadar masaj yapın. Kış aylarında ayak kreminize veya süper yumuşak ayaklar için
vazelininize aloe vera jeli ekleyebilirsiniz.

Güneş yanıkları için
Doğal soğutma özelliklerinden dolayı aloe vera jel güneş yanığı yatıştırmak için mükemmel bir üründür.
Güneş yanığı cildinize bol miktarda aloe vera jeli uygulayın ve cildi sakinleştirecektir.
Güneşten yanmış cildin kızarıklık ve döküntülerini tedavi etmenin kullanışlı bir yoludur.

Saç nemlendiricisi
Aloe verayı sadece cildinizi değil saçınızıda nemlendirmek için de kullanabilirsiniz.
Saçlarda hafiftir ve ayrıca yıkanması kolaydır. Saçlarınız kuru ve pürüzlü hissederseniz, aloe vera kurtarmaya gelir.
Aloe vera jeli saç tellerinizin üzerine uygulayın. 30 dakika bekletin ve yumuşak saçları ortaya çıkarmak için yıkayın.

Aloe vera-infüzyon şampuanı
Zamanınız yoksa ve saçlarınız için hızlı bir düzeltme istiyorsanız, günlük güzellik rutininize aloe vera eklemenin
kolay bir yolu. 1 çay kaşığı aloe vera jeli şampuanla karıştırın ve yıkadığınız gibi yıkayın.
Saçlarınız aynı zamanda nemlendirilir.

Kepek kontrolü için
Aloe vera kullanmak saç derisini nemlendirmeye ve kepek problemini bir dereceye kadar kontrol etmenize yardımcı
olabilir. Kişiselleştirilmiş kepek kürü serumu olarak çay ağacı yağı ile karıştırılmış aloe vera jeli kullanın.
Bu karışımı kafa derisine masaj yapın ve 30 dakika çalışmasına izin verin.

Saç dökülmesini engellemek için
Aloe vera mükemmel bir saç kremidir nemlendirir. Saç derisine uygulandığında Aloe vera jeli içeriden nemlendirir.
İyi hidratlanmış kökler saçı daha elastik yapar ve daha az kırılmaya neden olur.

Lekeleri hafifletmek için
Aloe vera anti-bakteriyel, anti-inflamatuar, büzücü ve antiseptik özelliklere sahiptir.
Bunlar, yüksek nem içeriğiyle birlikte, ekeleri azaltmada etkili olmasını sağlar.
Cildin üzerindeki leke izleri ve kahverengi lekeler üzerinde limon suyu ile karıştırılmış aloe vera jeli kullanın
ve izlerin yavaş yavaş kaybolduğunu izleyin.

Traş jeli olarak
Aloe vera jeli tıraş kremleri veya jeller için doğal bir ikame olabilir.Cildi nemlendirirken pürüzsüz bir tıraş sağlar.
Antiseptik özellikler aynı zamanda traş yaparken çizikler ve kesikler için mükemmeldir.

Makyaj çıkarıcı olarak

Bu çok yönlü jel, makyaj çıkarıcı olarak kullanabilirsiniz.Doğal, yumuşak ve hassas ciltlerde de kullanılabilir.
Herhangi bir korku olmadan göz makyajını kaldırmak için de kullanabilirsiniz.

Tatlı Badem Yağı ile Bebek Bakımı ve Masajı Nasıl Yapılmalı?

04/05/2018
by Admin Admin
Organik Tatlı Badem Yağı

Tatlı badem yağının bebeklerin cilt ve saçlarında uygulanması, ilk olarak Hindistan'da uygulanmıştır. Günümüzde, bilimsel verilerin ışığında hemen her ülkede birçok sağlık profesyoneli ve ebeveyn tarafından bebek bakımında tatlı badem yağı tercih edilmektedir.

Hafif olması ve kendine özgü hoş bir aromaya sahip olmasıyla beraber tatlı badem yağı; A, B1, B2, B6 ve E vitaminlerini de ihtiva eder. Sahip olduğu hafif dokusu ve cilt besleyici içeriğinden ötürü tatlı badem yağı, bebekler için eşsiz bir masaj ve cilt bakım yağı konumundadır.

Adım 1:

Kucağınıza ya da uygun bir yere temiz, düzgünce katlanmış bir havlu serin ve bebeğinizin havlunun üzerine uzanmasını sağlayın.

Adım 2:

Yeterli miktarda tatlı badem yağını parmak uçlarınız ile bebeğinizin saçına ve saç derisine nazik ve dairesel hareketlerle birkaç dakika boyunca yedirin.

Bu uygulama, bebeğinizin saç derisini ve saçını besleyerek güçlendirecektir. Ayrıca bu uygulama, bebeklerin beşikte sürekli aynı pozisyonda yatar durumda kalmalarından ötürü saç derisinde oluşabilecek ve büyük kepek tanelerini andıran döküntü ve pullanmış deri parçalarının yıkama yoluyla bebeğinizin cildinden kolayca uzaklaştırılmasına yardımcı olacaktır.

Adım 3:

Bebeğiniz nispeten büyük yaşlarda ise, avcunuza yaklaşık madeni 1 TL kadar alan kaplayacak şekilde tatlı badem yağı dökün ve bebeğinizin saçlarını hijyenik bir tarak ile nazikçe tarayın.

Adım 4:

Avcunuza, yeniden madeni 1 TL'lik alan kaplayacak şekilde tatlı badem yağı dökün. Ellerinizi hafifçe ovuşturun (Elleri ovuşturmak, yağın elde hafifçe ısınmasını sağlayacaktır) ve ardından bebeğinizin vücuduna nazikçe masaj yoluyla yağı uygulayın. Omuzlardan nazikçe başlayarak kollara masaj yapın. Ardından sırasıyla bacaklar, gögüs ve karın, sırt bölgelerine masaj yapın. Masajın ardından, tatlı badem yağını ellerinizden bir organik temizleme mendili ile kolayca uzaklaştırabilirsiniz.

Vanderbilt Üniversitesi'nden Angela Shears'ın çalışmalarına göre tatlı badem yağı ile masaj solunum, dolaşım, sindirim ve boşaltımın düzenlenmesinde çok önemli bir yere sahiptir.

Yukarıda adım adıma anlatılan bu masaj tekniğinin uygulanması, bebeğinizin rahatlamasına ve daha konforlu uyumasına büyük katkı sağlayacaktır.

Durun, daha bitmedi! Tatlı badem yağı ile masaj uyguması, bebeğinizin gaz ve kolikten kaynaklanan şikayetlerinin giderilmesinde son derece faydalı olabilir! Karın bölgesine hafifçe bastırarak uygulanacak masaj, bebeğinizin gaz sancısı çektiği dönemlerde kurtarıcınız olabilir. Masaj, ebeveyn ile bebek arasındaki duygusal köprünün daha da sağlamlaşmasını da sağlar.

Kaynak:
Vanderbilt University: Massage Therapy and Infants
University of Maryland Medical Center: Infantile Colic
Baby Center: Cradle Cap Eco-Planet: Almond, Almond Oil.

Faslı Kadınların Gençlik İksiri ve 'Sıvı' Altını: Argan Yağı

30/04/2018
by Admin Admin
Organik Argan Yağı

Argan yağı; Fas'ın yalnızca güneybatısında yetişen ve bilimsel adı Argania spinosa olan ağaçların meyvelerinin, soğuk pres yöntemiyle işlenmesi sonucu elde edilir.
Argan yağı, 1998 yılında UNESCO tarafından argan ağaçlarının koruma altına alınması ile sürdürülebilir bir yapıya kavuşmuştur.
Güzelliğinizi garanti altına almak için kullandığınız onlarca kozmetik ürünü sizi maddi olarak yoruyorsa, organik argan yağı kurtarıcınız olabilir!
Toksik maddeler ve paraben olmadan cildinizi ve saçlarınızı nemlendirip, canlandırmak sizin elinizde! İpuçları yazımızda. :)

Soğuk pres yöntemiyle elde edilmiş, sertifikalı organik ve saf argan yağı; içeriğindeki yüksek doymamış yağ asitleri, antioksidanlar, vitamin ve mineraller ile cildinizin ve saçlarınızın nemlenmesini, parlamasını sağlamaya yardımcı olacaktır.

GÜNLÜK RUTİNİNİZ SIRASINDA, HAPPY MOMENTS SERTİFİKALI ORGANİK ARGAN YAĞI'NI AŞAĞIDAKİ "9" KULLANIM ÖNERİSİ İLE UYGULAYABİLİRSİNİZ:

YÜZ NEMLENDİRİCİSİ:
Sabah ya da akşam cildinizi temizledikten sonra, yalnızca birkaç damla argan yağını yüzünüze ve boynunuza nazik masaj hareketleri ile uygulayın. Argan, yüzünüzde yağlı bir doku hissi bırakmadan yaklaşık yarım saat içerisinde emilecektir.

CANLANDIRICI & PARLATICI YÜZ MASKESİ:
Organik mağazalarda bulabileceğiniz organik yüz maskesinin içerisine yaklaşık 25 damla ekleyeceğiniz argan yağı, yüz maskenizin besleyici ve canlandırıcı etkisini artıracaktır. Eğer kendi yüz maskenizi kendiniz yapmak istiyorsanız; 1 tatlı kaşığı sıkılmış organik limon suyu, 4 yemek kaşığı organik yoğurt, 1 çorba kaşığı organik bal ve 20 damla organik argan yağını karıştırın ve cildinize "tek kullanımlık" olarak uygulayın. Bu ev yapımı maskenin, kuru ve temiz bir cilde uygulanması ve en az 30 dk. ciltte bekletilmesi, ardından ılık suyla ciltten arındırılması gerekmektedir.

KURUMUŞ, ÇATLAMIŞ VE DÖKÜNTÜLÜ DUDAK BAKIMI: Özellikle de sert geçen kış mevsiminin sevimsiz bir armağanı olan çatlamış, kurumuş ve döküntülü dudakların, ihtiyaç duyduğu neme kavuşarak canlanması için; yeterli miktardaki esmer şekerin içine birkaç damla organik argan yağı ve vanilya ekstraktı karıştırın ve dudaklarınıza dairesel ve nazik masaj hareketleri ile uygulayın. 5 dakikalık uygulama periyodundan sonra dudaklarınızı ılık su ile yıkayın.

YÜZ PARLATICISI:
Halihazırda kullandığınız organik bir cilt bakım ürünü (bronzlaştırıcı, nemlendirici vb.) içerisine yaklaşık 10 damla organik argan yağı ekleyerek, yüzünüzün daha parlak bir görünüme sahip olmasına yardımcı olabilirsiniz.

SAÇ KORUYUCU & ŞEKİLLENDİRİCİ:
Duştan hemen sonra, saçlarınız halen ıslak iken, saç uzunluğunuza göre değişen ve yeterli miktarda organik argan yağını önce saç ıdiplerinize ve derinize, ardından saç uçlarınıza ince bir tabaka halinde uygulayın. Sıkça saç kurutma makinesi ve saç düzleştirici kullanımına bağlı saç deformasyonunun önüne geçmek için ideal!

SAÇ ŞEKİLLENDİRİCİ:
Saçlarınız kuru iken, yalnızca birkaç damla organik argan yağını avucunuza damlatın, avuçlarınızı birbirine kavuşturarak yağı hafifçe elinize dağıtıp, ısıtarak saçlarınıza şekil verin. Az miktarlarda dahi uzun süreli etki sağlayacaktır.

GECE BOYU, "YOĞUN" SAÇ BAKIMI:
Cömert miktardaki organik argan yağını önce saç derinize, ardından saç uçlarınıza nazikçe ve masaj hareketleri ile uygulayın. Ardından saçınızı bir bone, streç film ya da baş havlusu ile sararak uyuyun. Ertesi sabah, saçlarınızı yıkayın. Parlayan, yumuşak bukleler sizinle olacak!

DERİ, TOPUK VE TIRNAK KENARLARI YUMUŞATICISI:
Tırnak kenarlarınıza yalnızca birkaç damla organik argan yağını masaj yoluyla uygulayarak tırnak etlerinin yumuşamasını ve sağlık bir tırnak uzamasını sağlayabilirsiniz. Topuk çatlakları ve ayak tırnaklarının yumuşatılması için ise cömert miktardaki organik yağını, gece boyu "yoğun" bakım olarak masaj şeklinde topuk ve ayak tırnaklarınıza uygulayın; kalın bir çorap ile ayaklarınızı destekleyin. Düzenli kullanımın topuklarda ve ayak tırnaklarında yumuşamayı da beraberinde getirdiğini göreceksiniz!

VÜCUT VE BANYO YAĞI:
Yeterli miktarda argan yağını cildinize doğrudan uygulayabilir, banyo ya da vücut yağınızın içerisine katabilirsiniz. Üstelik, bebekler üzerinde kullanımı da uygundur!

Etiketlere dikkat! Çocuğunuz zehir yiyor olabilir!

30/04/2018
by Admin Admin
Organik Çocuk Ürünleri

Prof. Dr. Selim Kurtoğlu, ebeveynlere hazır gıda ve paketli ürün alırken içerik etiketlerini okuma çağrısında bulundu

HAZIR GIDA VE PAKETLİ ÜRÜN ALIRKEN İÇERİK ETİKETLERİNİ OKUYUN!


Paketli gıda ve içeceklerde toksik yani zehirli maddeler bulunduğunu belirten Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Selim Kurtoğlu, ebeveynlere hazır gıda ve paketli ürün alırken içerik etiketlerini okuma çağrısında bulundu.

Ürünlerin içerik etiketlerindeki zararlı maddelerin başında soya lesitini ile fruktoz ya da diğer adıyla nişasta bazlı şekerlerin (NBŞ) geldiğini ifade eden Prof. Dr. Kurtoğlu, özellikle çikolatalarda kullanılan soya ürünlerinin, kadınlık hormonuna benzer etki göstererek kız çocuklarında erken ergenliğe neden olduğunu dile getirdi. Kurtoğlu, bu tür ürünleri satın alırken, etikette, soya yerine farklı bitkilerin lesitinlerinin aranması gerektiğini kaydetti.

FRUKTOZLAR ZEHİRLİ MADDE SINIFINDA


Fruktoz ya da NBŞ'lerin de çocuklarda metabolik hastalıklara neden olduğuna değinen Kurtoğlu, fruktozların toksin ya da zehir olduğuna dair araştırmalar yapıldığına dikkat çekti. Kurtoğlu, yiyeceklerden çok meşrubatlarda kullanılan fruktoz ya da NBŞ'nin etkilerine dair şunları söyledi: "Fruktoz alındığında hızlıca kana karışıyor, karaciğerde şeker metabolizmasını katılmayıp doğrudan karaciğerdeki yağ yapım mekanizmasına karışıyor. Dolayısıyla hem vücut hem de karaciğer yağlanması artıyor. Karaciğer yağlanması artınca, insülin direnciyle birlikte şişmanlık riski ortaya çıkıyor ve ilerleyen dönemlerde metabolik sendrom riski ortaya çıkıyor. Bu, etiketlerde ya fruktoz ya da nişasta bazlı şeker olarak geçiyor."

AMBALAJ İÇERİKLERİ DE TEHLİKELİ

İçeceklerin tutulduğu kutular ve plastik şişelerin içeriğindeki fitalat ve bisfenol A maddesinin de önemli bir endokrin bozucu olduğunu vurgulayan Kurtoğlu, "Her iki maddenin de şişmanlık ve erken ergenlikte rolü olduğu gösterildi. Polikistik over ve tüylenmeye de yol açtığı tüm dünya ve Türkiye'de yapılan araştırmalarda gösterildi. Onun için bu maddelerin de çözündüğü durumlara dikkat etmek lazım. Plastik şişelerin üretiminde fitalat ve bisfenol A kullanılıyor. Onun için tüm dünyada cam şişeye geçme hazırlıkları var, Türkiye'de de geçilmesinde fayda var" ifadelerini kullandı.

İÇERİĞE DİKKAT!

Soya lesitini: Soya lesitin, soyanın bir yan ürünüdür. Paketli hazır gıdalarda, özellikle çikolatalarda su ile yağı bağlamak ya da kıvam oluşturmak için kullanılır. Diğer yağlı birkilerden de, örneğin ayçiçeği, lesitin maddesi elde edilir. Ancak soya en ucuzu olduğu için tercih edilir. Son yıllarda endokrin bozucu zararlarına dair çok sayıda bilimsel yayın mevcuttur.

Nişasta Bazlı Şeker ya da fruktoz:
kısaltması NBŞ olan Nişasta Bazlı Şeker demek. NBŞ Mısır nişastasının kimyasal işlemlerden geçirilmesiyle elde ediliyor. Genellikle sıvı olarak üretiliyor. Nişasta parçalanarak glükoza, ardından glükoz da fruktoza dönüştürülüyor. Fruktozun insan vücudunda kullanılabilmesi için karaciğerde işlenmesi gerekmektedir. Yüksek fruktoz içeren yiyeceklerin tüketilmesi, karaciğerde yağlanma, obezite, kan şeker seviyesinde, yağ oranlarında, kan basıncında yükseklik ve bel çevresinde artışla izlenen metabolik sendroma sebep olmaktadır.

Fitalat: Plastiklerin esnekleştirilmesi için kullanılan bir maddedir. Günlük hayatta kullandığımız neredeyse tüm plastik araç gereçlerde bulunmakla birlikte, içerisinde su başta olmak üzere çeşitli içecekleri tükettiğimiz plastik şişelerde de bulunur. Son yıllarda yapılan araştırmalar fitalatların kanser yapıcı olduğunu netleştirmiştir.

Bisfenol A: Kısa adı BPA olan madde, günümüzde özellikle polikarbonat plastiklerin üretilmesinde kullanılan organik yapılı bir bileşiktir. Dünya genelinde en fazla üretilen kimyasallardan biri olup 2009 yılında üretimi 2.2 milyon tonu aşmıştır. Yiyecek ve içecek saklanan plastik kaplar, biberonlar, su damacanaları, konserve kutularının iç metal yüzeyleri gibi birçok ürünün yapısında yer almaktadır. Vücuda en çok oral yoldan alındığı düşünülen Bisfenol A ısıtılma, asidik ortama maruziyet gibi nedenlerle plastik kapların polimerlerinden yiyecek ve içeceklere sızabilmektedir. Biesfenol A da kanser yapıcı maddeler arasında yer almaktadır.

Kaynak : Sabah.com.tr
https://www.sabah.com.tr/kadin/2018/04/30/etiketle...

Memecik Zeytini Bir Güney Ege Efsanesi...

10/01/2018
by Admin Admin
Organik Memecik Zeytinyağı

Memecik zeytini, asimetrik oval yapısı ve meyve ucundaki hafif bükümü ile kolayca ayırt edilebilir.Zeytinin olgunluğuna göre rengi, sarımsı - yeşil tonları arasında dolanır. Olgun hali ise koyu vişne - siyah renktedir. 
Memecik zeytini irice ve ufak çekirdeklidir. Olgun meyvesi orta sertliktedir. Meyvesi yağlık ve sofralık olarak değerlendirilebilir. Taşarası, Aşıyeli, Tekir, Gülümbe, Şehir, Yağlık olarak da bilinir.

Zeytin Ağacı
Memecik, cins olarak güçlü bir gövdeye sahiptir. Dalları toplu yuvarlak taç şeklindedir. Gri-yeşil yapraklar, güneşte gümüşi bir parıltı yayar. Çiçeklenme dönemi Nisan sonu başlar. Mayıs sonu ve Haziran başı ilk meyveler belirir. Kasım ayının ortalarında meyveler olgunlaşmaya başlar. Memecik cinsi, değişken doğa koşullarına, kuraklık ve soğuğa karşı dirençlidir.


Memecik Zeytinyağı
Memecik zeytinyağı koyu yeşilimsi sarı renkte, orta-yoğun meyvemsi tatta, turunç, portakal, badem ve defne aromalarının eşlik ettiği zengin duyusal özelliklere sahiptir. Yoğun antioksidan bileşenler genizde keskin olmayan, hafif yanma hissi uyandırır. Memecik’in damağı yormayan hafif bir acısı vardır. Memecik zeytini α-tokoferol (E Vitamini) ve fenoller açısından oldukça zengindir. Anti-oksidan ve besleyici özellikleri nedeniyle insan sağlığı açısından çok değerlidir.

Metebey Organik Sızma Zeytinyağı 500 ml
Memecik’in Anavatan Toprağı
Memecik’in en sevdiği iklim koşulları Milas’ın hava ve toprak yapısında gizlidir. Bu verimli iklimsel yapı asırlar önce keşfedilmiş ve zeytin ekimine önem verilmiştir. Milas ve çevresinde, antik dönemden beri yüksek kalitede yağ üreticiliği yapıldığı bilinir. Zeytinyağı üreticiliği asırlar boyunca sonraki kuşaklara aktarılmış ve zeytincilik bir kültüre dönüşmüştür. Güney Ege bölgesine özel bir cins olan memecik zeytininden, yetiştiği toprağın killi-kumlu, kireçli ve alüvyal yapısı sayesinde düşük asitli yağ elde edilir.

Organik Diye Adlandırılan Saç Boyaları Gerçekten Organik Mi?

22/10/2017
by Admin Admin
Organik Saç Boyası

Saç boyama hem teknik, hem de kimyasal özellikleri dikkate alındığında profesyonellerce, yani kuaförler tarafından yapılması daha uygun olan bir işlemdir. Kişiye uygun renklendirme konusu düşünüldüğünde ise en az 2 farklı rengin kullanılması gerektiğinden bu işlemin kalifiye ve uzman kuaförler tarafından yapılması neredeyse zorunluluktur. İşin estetik, pratik, hijyenik, sosyal ve psikolojik boyutları da düşünüldüğünde kuaför salonları sağlıklı, rahat ve doğru saç renklendirme hizmetini alabileceğiniz tek mekânlardır.

Bununla birlikte özellikle Türkiye’de kuaför salonlarında teknik yeterliliğin alternatifi olarak farklılığı ve profesyonelliği vurgulamak adına klasik oksidasyon boyamanın haricinde farklı bir takım boya hizmetleri de tutundurulmuştur. Bunların içinde en hassas ve kritik olanı bazı kuaför salonlarının tarifelerinde yer alan “bitkisel boya” hizmetidir.

Bu salonlarda maalesef tüketiciler bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yanıltılmaktadırlar. Çünkü yeryüzünde saç boyama özelliği ile bilinen ve yüzyıllardır kullanılan TEK bitkisel boya doğal kınadır.

Aynı şekilde bazı ithalatçı, dağıtıcı ve kuaför salonları, “organik boya” adı ile andıkları bazı ürünlerini “sağlığına düşkün kişilere daha uygun”, “sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası” hatta “sağlığa iyi geldiği” gibi aldatmacalarla da insan sağlığını hiçe saymaktadırlar.

Sağlık Bakanlığı’nın ithalat öncesi ve sonrasındaki tüm kontrol ve denetlemelerine rağmen söz konusu ithalatçı ve dağıtıcılardan bazıları bu sözde organik saç boyalarının “kadınların sağlığını korumaya odaklanmış” ve “yalnızca en iyi kuaför salonlarında” bulunduğundan dem vurmakta, aynı zamanda kendi ürünlerinin doğal olarak güzelleşmenin tek anahtarı gibi de göstermeye çalışmaktadırlar.

Hâl böyle olunca yanlış algı ve tanıtım yönetimiyle bu ürünlerin kullanıldığı saç boyama hizmetleri de daha yüksek fiyatlardan tüketicilere sunulmaktadır.

Sadece saç boyasının içindeki birkaç bileşeni için verilmiş olan sertifikayı, ürünün tamamını organik gibi pazarlamaya çalışanlara da tanık oluyoruz. Bu sayede diğer zararlı bileşenler maskelenmeye çalışılmaktadır.

İngilizler organik, Almanlar ekolojik, Fransızlar biyolojik ifadelerini kullanırken Türkçede sıklıkla ve kontrolsüz bir şekilde “organik” veya "doğal" kavramları kullanılmaktadır.

“Amonyaksız” adı altında pazarlanan klasik ve sentetik saç boyaları için zararsız, bitkisel hatta organik sıfatlarının kullanılması büyük bir yanılgı ve yanıltmadır. Neden mi?

Uçucu ve doğal bir madde olan amonyak, saç kütikülünü şişirerek sunî boya pigmentlerinin saça girmesini kolaylaştırır. Kendilerine çoğu zaman organik sıfatını takmış olan boyaların birçoğunda amonyak yerine Monoetanolamin (MEA) denen ve uçucu olmayan, daha kuvvetli başka bir alkali madde kullanılır. Bu madde kendi kendine arınmayacağı için saçta etkisi devam eder. Yani amonyakta olduğu gibi etkisi kendi kendine sonlanmaz.

Kozmetik ürünlerde eğer organik terimi kullanılacaksa kesinlikle resmi ve yerel bir otoritenin SERTİFİKASI ve aynı zamanda uluslararası ve bağımsız bir kuruluşun ONAYI gerekir. Bu kuruluşlar da sertifikayı vermeden önce birçok üretim aşamasını tek tek kontrol ederler. (Cosmos, EcoCert, BDIH, Eco Garantie, BIO Cosmetique ve ÖKO-TEST…)

Unutmayın, bir kozmetik ürünün içinde bitki özütü olması o ürünü organik yapmaz! O ürünün içinde hiçbir surette onaylanmış organik kimyasallar listesinde yer almayan sentetikler olmamalıdır.

Ülkemizde de bu tip sertifikalara sahip olmayan birçok ithal ürün, bu ürünlerin üretildiği ülkelerde bile kullanmadıkları kavramları ülkemizde, üstelik bazen "organik ve doğal" şeklinde bir arada bile rahatlıkla kullanabilmektedirler.

Bir kozmetik ürünün sadece hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması da o ürünün organik olduğu anlamına gelmez.

Organik kriterlerinden bazıları söyle listelenebilir:

• En az % 95 bitkisel ve doğal madde olmalı. Ham madde organik tarımdan gelmeli ve organik toplamayla hasat edilmiş olmalı.

• Hayvanlar üzerinde test edilmemiş olmalı.

• Hayvansal hammadde kullanılmamış olmalı.

• Sentetik boya, sentetik koku maddeleri, tüm mineral yağlar, ethoxilise, karbomerler, parabenler, silikon, parafin, Propilen glikol, fenoksietanol kullanılmamış olmalı.

• Ambalajı geri kazanılabilir olmalı.

Tüketicileri yanıltmayı, aldatıcı reklam ve tanıtımlar yaparak toplum sağlığıyla oynamayı önemsiz hatta maddi menfaatler açısından gerekli gören firmalara topyekûn itiraz etmenin vakti gelmiş hatta geçmektedir.

Erdinç Çetinçelik
Kozmetik ve Kuaför Eğitmeni

Kaynak : https://www.evleniyooruz.biz/news/organik-diye-adl...


Almanların en büyük korkularından birisi gıdalardaki zararlı katkı maddeleri

09/09/2017
by Admin Admin

Anket sonuçlarına göre, geçen yıllara oranla artış gözlenen iki endişe nedeninin ise afetler ve gıdalarda bulunan zararlı maddeler olduğu kaydedildi. Anket geçen temmuz ayında patlak verdiği için zehirli yumurta skandalının bu tabloda etkisi olmadığının altını çizen Römstedt, artışın nedeninin çevre konularının medyada giderek daha fazla yer bulmasıyla açıklanabileceğini belirtti.

Kaynak : Deutsche Welle Türkçe

http://www.dw.com/tr/almanlar%C4%B1n-en-b%C3%BCy%C...

Organik Deterjan Nedir? Neden Önemlidir?

12/08/2017
by Admin Admin
Organik Deterjan Nedir? Neden Önemlidir?

Çamaşır deterjanı, bulaşık deterjanı, sıvı sabun, yüzey temizleyici, yağ çözücü, ahşap temizleyici, çamaşır suyu, banyo temizleyici, cam temizleyici, arap sabunu, tuvalet (WC) temizleyici gibi pek çok temizlik maddesini hemen her gün evlerimizde kullanıyoruz. Peki evimize aldığımız, her gün tenimize direkt temas eden giysilerimizi yıkadığımız, kaçınılmaz olarak çocuklarımızın da dokunduğu, kullandığı bu ürünler ne kadar sağlıklı? Bu konuda neler biliyorsunuz?
Kendi sağlığımız konusunda nedense biraz daha umursamaz olduğumuz acı bir gerçek. Peki çocuklarımızın ve/veya bebeğinizin sağlığı konusunda çok daha hassas olduğumuzu kim inkar edebilir?

Hamilelik ve lohusalık dönemlerinde bu klasik temizlik ürünleriyle temasın solunum ve direkt cilt yoluyla kana karışan toksik ve kimyasal maddelerden dolayı daha tehlikeli olduğunu, hatta artık biraz daha hareketli olan küçük çocuklarınızın klasik zararlı kimyasallar içeren bu tarz deterjanlarla temasının hassas citleri ve genel sağlıkları açısından daha riskli olduğunu biliyor musunuz?

Bu yazıda sizlerle önce genel olarak deterjanlardan ardından da organik deterjan ürünlerinden bahsetmek istiyoruz. Aileniz, sevdikleriniz ve başta da kendiniz için en sağlıklı ürünleri seçmenize umarız yardımcı olabiliriz.

Comments

No posts found

New post
eTicaretif